Amarika
Amerika’yı bu videodan daha iyi anlatabilen biri çıkabilir mi bilmiyorum. Hani bizim en azılı devletçi, milliyetçi ya da ümmetçi kafayı düşünün, tarihi linéaire gören, sürgit asr-ı saadet muhabbeti yapan o kafayı. İşte o kafanın, şu an, tam da bu zamanda işlediğini, hâlihazırda yürürlükte olan bir büyüklenmeci kendiliği, bir süper güç zihniyetini hayâl edin.
Sistem kendini yeniden üretip tanımlayabiliyor. Dünyanın seneler boyu sıkıntısını çektiği konulara, müsebbibi kendi değilmiş gibi çözümler üretip, onu hype edebiliyor. Alan Moore’un deyimiyle çağımızın şamanları pazarlamacılar, reklamcılar tüm bir toplumun tamamen aynı anda, aynı şeyler üzerinde banâl düşüncelere sahip olmasını sağlayabiliyor. Irkçılık dünyanın en rezil, en lânet bir şeyi mi idi, olsun, siyah bir başganımız olur ve tüm dünyaya açık fikirliliğimizi gösteririz.
Osmanlı’nın görkeminde meddahlar var idi, sözün gücünü bilenler ve onu kullananlar. Modern zaman meddahları, komedyen veyahut dizi karakteri sıfatıyla sizi iknâ edebilir. Başganımız, efendimizin huzurlarında verilen yemekte majestelerinin soytarısı, tesîs edilen tüm kurum ve çeşitlilik kültürüyle dalga geçer, halkı eğlendirir. Heyhât, bu kadar ciddî ve kokoş bir ortamdan bile cheap entertainment çıkarılabilir. Kalantor, ensesi kalınlar, öncüler, sahip oldukları kibriyâ gereği kendileriyla alay edilmesine, yüksek teveccühleriyle izin verirler. Ne de olsa, egemenlerin müesseseleri bir bir zikredilir, yâd edilir, önlerinde saygı ile eğilinir. En nihayetinde, hepsinin ahlâkı kâr, tabusu da mülkiyettir; ama aralarında renk yaratan farklar vardır, onlardan dem vurulur.
Ey beyaz adam, senden tiksinmemek o kadar zor ki.