Göster amcalara pipini
Aranızda last.fm’den kız arkadaşını bulanlar var biliyorum. Neden oluyor bu, velhasıl neden oluyor bu? sözlükten evlenenler oluyor, kimileri de coktemizhanımımıarıyorum.com’dan. Bu kadar olduk mu gerçekten? Durup bir ilişkilerinizi, ağınızı gözden geçirin. Neler oluyor?
Yalnızlıktan korkup insan zehirlenmesine talim ediyoruz. Akıl sağlığımızın katığının bunun olmasına üzüldüm. Blog pisliyorsan, orada da ‘seçilmiş’ bir kitle oluşuyor. Zaten herkes yazar olmadı mı, bu blogun alt metni onu söylüyor. Dünya ahvali de artık en önce twitter’dan bildiriliyor. Herkes yazıyor. Bunun oluşturduğu ağları meslek edinenler var. ‘Bilişim tasarımı ve yönetiminde sosyal ağ iletişimi ve mikro kültürler’. Her şeyi meslek edinmeyin ne olur, lütfenden anlayın.
Arada bir çok sıkıcınız diye bağırasım geliyor. Sevgilim beni sıkma ben okuma bilirim. Lütfen.
Ne için yazıyorsunuz? Allah (Dawkins) rızası için bile diyemezsiniz. Şu an bunları karalamak yerine, arkadaki kod editöründe nasıl code folding yapılabileceğini anlatan bir gönderi pekala mala davara daha faydalı olurdu. Bu açıdan Ulus Baker’in yazılarına hep özenirim. Üzerinde kafa yoramadığınız üçüncü atıf ya da isimden sonra artık yazıyla ilişkinizi, size yazılmadığını anlarsınız. Onun sizi götürmek istediği bir yer yoktur, yazmıştır işte. Böyle birçok bilgisayarda yazıp bıraktığı yazısı olduğu söylenir. Yazıyla kurulan bir münzevilik. Hüzün geriye kalandır. Dicle Hoca da en temiz bencillikle gitmiş “Çok acı var, dayanamıyorum.”
- Merhaba. Nesiniz?
- Solution Architect.
- Merhaba. Nesiniz?
- Münzevi.
- Merhaba. Nesiniz?
- Business Process Manager.
- Merhaba. Nesiniz?
- Fakir.
Fakrıyla iftihar edenlere selam.
Tolstoy’a, yanı başınızda otururken, Google Analytics’ten kendisini dünya üzerinde okuyanların haritasını gösterdiğinizi hayal edin. Bakın şöyle aforizmalar patlatıyoruz: “Yazmak amcalara pipi göstermektir.” En çetrefilli meselelerinin içinden de gene biz çıkıyoruz. Hep biz. Sonra bir türlü kendi içimize giremiyoruz. Neden bu faş?
Parantezleri atlayarak okusana önce:
“Eskiden muhafazakarlar, (oğlum kaç yaşındasın) sanatı metafizik (anahtar kelime) dünyasında eksiklik hissedenlerin (inançsız desene) bir uğraşı gibi görürler, kendileri bu açıdan ‘yüklü’ (oo tırnağa aldım dikkat objesi) olduklarından mütevellit (birader eski kelime kullanarak bir yere varılmıyor) bu ilgiyi küçümserlerdi. Şimdi film eleştirisi üstünden kendilerini savunur oldular. (öyle havaya söyledim ayakları di mi hehe)”
Yalnız kalacaksın. Arada bir, yolu beraber yürüdüğün bir arkadaşın olsa da, yollarınızın ayrılacağı bir zaman gelecek, herkes kendi yoluna gidecek. Kendi içine döndüğün o anlarda hep farkına vardığın gibi “beni benim beni bildiğim gibi kim bilebilir, kim anlayabilir?” Babama bir gün “ben evlenmeyi düşünmüyorum” dedim, bana “sen keşiş misin?” dedi. Ama baba onlardan kıssisin vardır ki kesinlikle onlar kibre saplanmazlar?
Anası ve babası ölmemişlere sesleniyorum; onlar ölecek. Tanıdığınız bütün insanların öleceği gibi. Arada onların kanı çekilmiş, ölü bedenlerini hayal edin. Bir de benden size kıyak, onlardan önce ölme ihtimaliniz 1’e 6.
tags: lütfen







blog comments powered by Disqus