Tuesday, 28 October 2008
Less than two weeks left for US Presenditial Elections to be held, it's time for me to shit some septic thoughts to vast septic tank of internet.
Change.
As millions of Americans aren't still capable of thinking why were they even too busy on voting day that some of them didn't vote in the last elections, their almighty, merciful employers are
thinking for them. Yet we are expecting from these guys to choose the next world robocop.
The question is, will this robocop be a redneck or will he at least have some mental capacities and capable of using the grey matter before hitting you with his baton. Hence it's all about change, baby. We're gonna have a ...
Tags: biden, mccain, obama, palin, us presenditial elections 2008
Posted in English | No Comments »
Tuesday, 7 October 2008
Yay!
Rockbox guys finally released a
stable rockbox release after 3 years. In fact, I've been using it in my veteran iPod 5g for almost 2 years. So, it was rocking the house big time over the past years already.
But it is always good to name a revision 'stable'. Apart from new features, support for new players, and aiming to call a project mature, it is also stylish, huh?

If you don't know
what the heck Rockbox is or do you wonder
why somebody wants to use it as a primary firmware in his audio device, you ...
Tags: open source jukebox firmware, rockbox, rockbox 3.0, rockboxutility
Posted in English | No Comments »
Monday, 29 September 2008
Although biologist Richard Dawkins invented a new weapon as
Seph said, your laws shouldn't just allow
blocking sites (geez I hope you don't *really* believe you can block something on internet) just because there are so called 'insulting' comments inside.
Our famous blocker H.Y. (I am scared to write his name) was able to block
wordpress.com after his lawyers found there are several blogs written against him there. Therefore you couldn't access the rest of wordpress.com bloggers because of those blogs.
A bill was signed into law back in May 2007 in Turkey, named
"...
Tags: 5651, access to this site has been suspended in accordance with a court decision, banned in turkey, richard dawkins
Posted in English | No Comments »
Wednesday, 24 September 2008
Well we are not familiar with plugin and script words come across together, so the title is kinda ugly too, admit it.
Wordpress guys apperantly forgot to add a comprehensive search feature to
plugins page. You cannot filter or group plugin meta-data to be able to search through plugins and find which one is recently maintained, or which wordpress version it is compatible up to. Also I bet the search thingy in that page is awkward cause search feature in wordpress blog engine is also awkward.
I came up with this script after I found myself desperately clicking 'next page' again and again in popular plugins section. It was written in the middle of the ...
Tags: beautifulsoup, python, wordpress, wordpress plugin
Posted in English | 1 Comment »
Sunday, 6 April 2008
"Kesin kez bir sorun çıkacak, konunun öznesi bensem, bu olmazsa olmazdır" düşüncesinin yarattığı tedirginlikle girdim içeri. Evraklar, dosyalar, fotoğraflar, kredi kartı, cebi şişiren para... Bunlar gerginlik yaratıyor bende. Neyi nereye koyduğumu karıştırıyorum. Manzara-i umumiye:
boş bakışlı soğuk bir bey
önündeki kağıdı inceliyor
—gri saçlı
—gri elbiseli
—gri tenli bir hanımın tanzim ettiği
yazık sana küçük adam
yargılıyorlar seni
—yaşamın,
—geleceğin,
—tezkeren haline gelen
bir kağıt parçasının ucunda
bürokrasi, hiyerarşi, kırtasiye,
ölçüveriyor, kimliğini bilmeye gerek duymaksızın
konudışı bir kaç cümlede, değerini;
bense lanetliyorum
numaralandırılmış bir dosyadan öte görmeyenleri seni.
pascale gisselbrecht, bureaucratie (çeviri: reha yünlüel)
- Bu fotoğraf küçük, daha biz ...
Tags: bürokrasi, evrak tanzimi, kırtasiye, pasaport, serzenme
Posted in Türkçe | No Comments »
Friday, 21 March 2008
Güzide demokrasi tarihimizden bir seçki yaptım. AKP'nin kapatılması istemiyle açılan davanın etkileri üstüne daha konuşacağız; ama belki tarih de bize bir şeyler anlatıyordur ((Kronoloji aptalların tarihi tanımı merhum Cemil Meriç'e ait, onun kastı farklıydı pekala.)):
21 temmuz 1946: Dünya konjonktürünün itkisiyle ilk seçim. Açık oy gizli tasnif.
CHP: %85
DP: %13
14 mayıs 1950: İlk demokratik seçim. DP tek başına iktidar.
DP: %52.68
CHP: %39.45
2 mayıs 1954: DP tek başına iktidar.
DP: %57.61
CHP: %35.36
27 ekim 1957: Üst üste üçüncü tek başına iktidar dönemi.
DP: %47.88
CHP: %41.09
1957 - 1960: DP istibdadı. Öğrenci nümayişleri, basın sansürleri. İlginç not: Amerikancı Menderes'in son yıllarda Sovyetlerle yakınlaşmaya çalıştığı söylenir.
27 mayıs 1960: İlk askeri müdahale. 27 Mayıs İhtilali.
9 temmuz 1961: Bir garip ironiyle T.C.'nin en özgürlükçü anayasası halkın %61.5 evet oyuyla kabul edildi.
16 - ...
Tags: adam olacak çocuk, çıkarım, türkiye
Posted in Türkçe | No Comments »
Saturday, 15 March 2008
(mucizevi çözüm yoktur)
Bu sözü sinek pislemedik bir yere yazınız lütfen. Rahmetli Attila İlhan'a sinek pislemedik bahsini sormak isterdim.)
Fred Brooks'un 1986 yılında yazılım mühendisliği üzerine yazdığı meşhur
makalesinin başlığı olan mezkûr ifade, bu günlerde kafamı kurcalayan bir sorunla örtüşüyor.
Bilindiği üzere her türk erkeğinin nefsi çeşitli istisnalar dışında askerlik hizmetini tadıyor. Düzgün bir işe girmenin ve bir yastıkta kocamanın gerek şartını oluşturan bu eylemi seve seve ya da diğer ikilemeyle gerçekleştiriyor(uz).
Buna karşın bazı özgürlükçü, solcu yazar çizerin ve özellikle
savaskarsitlari.org hareketinin başını çektiği bir grup, ısrarla vicdani reddi savunuyor. Gerçekten Türkiye dışında hiçbir aklı başında ülkenin tanımamazlık etmediği, kimi ülkelerde handiyse yüz yıldır geçerli bu insani hakkın ülkemizde de geçerli ...
Tags: boşuna kafa yormak, çıkarım, oldu canım, vicdani red, vicdani ret
Posted in Türkçe | No Comments »
Monday, 29 October 2007
Bugün itibariyle facebook'a eklediğim yazı. Buraya da alayım dedim. Sanki burası temelde çok farklıymış gibi :/ Faş... faş... faş... Bilmiyorum nereye kadar? Bakalım buradaki ömrümüz ne kadar olacak...
Formal kalıplardan sıyrılarak bu mektubu milliyet.com.tr ve onun gerizekalı haberleri tadında yapmak isterim, böylesi hepimiz için daha kolay olacak inancındayım...
Mehmet illallah dedi
Gece yarısı sularında posta kutusuna düşen bir diğer arkadaşlık talebi, mesaj iletisinden sonra M*** Ş. Ç*** adlı genç titreyip kendine geldi ve ne yapmakta olduğuna, neden burada olduğuna bir kez daha açıklık getiremeyerek isyan bayrağını açtı. Uzmanların post facebook stress disorder (PFSD) teşhisiyle gözetim altında tuttuğu genç kameralara şöyle seslendi:
Cemaat yaklaşımı
"Sevgili facebook cemaati,
Her cemaat gibi kendi içinizde bir takım muaşeret kalıpları, klişeler içinde yaşıyorsunuz. Allahtan sanal olan bu ...
Tags: adama tükürdüğünü yaladın demezler mi, facebook gerçeği
Posted in Türkçe | No Comments »
Sunday, 7 October 2007
Beni bu hayatta en çok neşelendiren şeylerden biri nedir dostlarım bilir misiniz?
Üst üste evde geçirdiğiniz bilmem kaçıncı gündür, bir gün bilgisayar başında ölü bulunacaklar kulübünden fahri unvan almaya hak kazanmış, bu çoşkuyla kolunuzu daha az kıpırdatmakta, aynı şekilde oturarak kıçınızı daha çok düzleştirmektesinizdir.
Artık açlığın mideyi yaktığı o an, "en son ne zaman yedim lan?" sorusunu kendinize sorar, cevap alamadan oturduğunuz yerden saatler sonra doğrulursunuz.
Ve fakat kendi kendinize pişirmek için çok yaşlısınızdır artık... En ufak zuhurda bulunmanın haram kılındığı o vakit, beyinde bir elektrik geçişi ve adetâ bir şimşek çakmasıyla kendi kendinize tekrar edersiniz:
Yeni Ankara Dönercisi... evet...
Ardından ikinci kara bulut toplanması ve ikinci fırtınadan sonraki o rahatsız edici, o her dem orada kötü konağında mukim, ...
Tags: dönere yazı ithaf etmek, komiklikler şakalar, yeni ankara döner
Posted in Türkçe | 1 Comment »
Sunday, 7 October 2007
Saçlarımı uzatmayı her zaman istemiştim. Öyle çok yükseklerde değildi gözüm, bir
Orlando Bloom ya da bir
Richard Gere tarzı yeterli gelecekti. Bunlar en azından dalgalı saçlardı... Bir
Kurt Cobain düzlüğünde değildik, olamadık...
Ve fakat bilemezdik ki ol bu insanlar içinde saç kabarıklığı illetinden çekeni bulunmaz imiş. Oysa sen saç uzattığında saçların enine uzar, sabahları kalktığında
Jackson Five'ın Michael'ı gibi olurmuşsun ey cânım.

Gayrık yeter dediğin anda da sorunu kökünden olmasa da kökü sende kalacak şekilde halletmen lazımdır. İşte filipisle de öyle bir günde tanıştık.

Başlangıçta ...
Tags: filipis, komiklikler şakalar, phillips qc5170, saç baş, saç kesimi
Posted in Türkçe | No Comments »