Child
“Koca kadın oldun artık” dedi Ece kendi kendine. Kadınların kendilerine telkinde bulunurken farkında olmadan benliklerini huzursuzluk boşluğuna ittiği kayaların başındaydı. Aşağı baksa tüm tanıdığı kadınlar oradaydı.
“Biz kadınlar güçlüyüz.” dedi sonra, bir şekilde yola devam edecekti, hep yapageldiği gibi, tanıdığı tüm kadınların yapmış olduğu gibi. Kendine yeni bir dünya kuracak, küçük kızın ufak tefek isteklerini, latif ve basit bir varlık olduğunu unutacak, sonra o dünyanın içindekilerinin kıyıcılığını izleyecekti.
O bir kaburga kemiğiydi, kaburga kemiğindendi, doğrultmaya ...
İnsanlar
Tipi olur. O zaman, bisiklete binmek tehlikeli olsa da bisiklete binilir. Yaşlılar ona velespit derler, vélocipède demezler. Cumhuriyet çocuğu yaşlı amca ona çiftteker, hacı amca derrace diyebilir. Çocuklar onu tam söyleyemez, bisikedegek gibi bir şey derler. Bisiklet en güzel icattır.
Tipi olunca elimiz soğuktan gidona yapışır, kaşlarımızda ve sakalımızda buz saçağı oluşur. Görüş mesafesi düşer. Biz de yayaya çarpmamak için düşeriz. Kara düştüğümüz için bir şey olmaz. Çamurlu gölcüğe düşmediğimize seviniriz. Kalkarken güleceğimiz tutar.
Hemen ...
TEKEL işçileri ve Iskalamak
İnsanoğlunun defaatle tekrar ettiği kusuru; ‘ıskalamak’. Âdeta doğum lekesi gibi üstümüzden atamadığımız, kadim defomuz.
Mehmet Hayri değinmiş. Bilinçaltının, kekremsi Demirören imgesi seçmesi elbette boşuna değil. Abese (yüz ekşitme) ve kaş çatmasıyla meşhur, et kafalı Demirören heyulaları hep aramızda dolaşıyor.
Kim mi onlar?
TEKEL işçileri meselesini bile bir ekonomi-politik olguya indirgeyen, ezberledikleri “devlet baba devri kapandı” temalı, basmakalıp mülahazalarıyla temayüz etmeye çalışan, hayatında sesi başkalarının sesleriyle mütecanis olmamış, mütegallibe sancaktarları…
4/C’yi, geçici işçiliği bahis ...
Marakesh
Meet me on the terrace
At the Café du France
We’ll sip mint tea, Moroccon whisky
At the Djemaa el Fna.
Insha’Allah, Marakesh Marakesh
All night the gaitas blow
The snakes are not too charmed
The soup is only a dirham
So I’m tempted to never go home.
Insha’Allah, Marakesh Marakesh
So meet me on the terrace
Home sweet home?
Taken from the comments of the article on The Copenhagen Post titled Home sweet home?
I’m a foreigner of Danish descent who recently contemplated a homecoming. I must have a genetic memory because my politics are socialist, egalitarian, and trend toward communal efforts to solve common problems: Ride bicycles and tax the smog-spewing gas guzzlers off the road; build wind turbines and PV panels; enact universal health care; recycle everything; and run tram, metro ...
— LeFiffre
Mütereddit
Mütereddit olma sevdiceğim, hatırla daha önce de yaptın. Şu insanın iç suları meselesi, hatırla.
Sorun öylesi ya da böylesi değil, önündeki seçenekler değil, o kişi, bu kişi değil. Senin hangisini tutturduğun, isabet ettirdiğin de değil. Bir yola giriyoruz, gayriihtiyari “ihtiyari vardır” diyoruz. Vardır da. Aklımızı oynatmamak için, yerini bilmek için. Aklının yerini. Aklını başına al, elini vicdanına koy canım. Ezânı, sefânı görüyorsun zaten, bunları ayrı görme, sadece ‘karşılık’. Ne olacaktı? Her istediğin olacak mıydı? Göbek ...
Myers-Briggs Type Indicator®
The MBTI® instrument was developed by Isabel Myers and Katharine Briggs as an application of Carl Jung’s theory of psychological types. This theory suggests that we have opposite ways of gaining energy (Extraversion or Introversion), gathering or becoming aware of information (Sensing or Intuition), deciding or coming to a conclusion about that information (Thinking or Feeling), and dealing with the world around us (Judging or Perceiving).
Your type came out to be:
STEP I ...
Herkes hak ettiği cezayı bulsa dünya altüst olur
[…]
Böyle netameli durumlarda işi reddetmeden önce, anlamını bilmediğim laflar ederim: “Kadınlarla baş etmek zordur ahbap. Eninde sonunda, onların aptallığı senin aşkını aşar.”
“Ha?”
“Aşık mısın?”
“Eee, evet?”
“Aşk nedir?”
“Nedir?”
“Bir erkeğin, tek kadınla yetinmek için, canını dişine takması, tepinmesidir.”
“O kızı geri istiyorum.” Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
“Erkek erkeğe konuşalım. Düşün, dünyadaki kadınların yalnızca binde birinin harikulade olduğunu kabul etsek bile, kaba bir hesapla, gezegenimizde 3,5 milyon, tapılacak güzellikte kız var ...
— Murat Menteş, Korkma Ben Varım, s. 193, 194
Taxi Driver
M. ile fredagsbar1 sırasında sohbet ediyoruz. Şirketteki gløgg2 gününden sonra eve taksi tutmuş. Kopenhag’ta pek yaygın olabilecek bir şekilde bir Türk taksiciye denk gelmiş. Buraya kadar her şey normal.
“Bilirsin işte önce sıradan bir sohbet etmeye başladık; fakat taksiciler her gün çok fazla garip insanla muhatap oluyor.” (Eh, çünkü gece olunca bütün hayvanlar dışarıdadır.) Ne yalan söyleyeyim önce aklıma “kesin bir fenalık oldu ya onu anlatacak” düşüncesi geldi.
- Bilirsin işte arada ırkçı ...
Advertisers
Originally, all of the facets of our culture, whether they’d be in the arts or the sciences were the province of the shaman. The fact that in present times, this magical power has degenerated to the level of cheap entertainment and manipulation is I think a tragedy. At the moment the people who are using shamanism and magic to shape our culture are advertisers. Rather than trying to wake people up their shamanism is ...
— Alan Moore
The Mindscape of Alan Moore
The main thing that I learned about conspiracy theory is that conspiracy theorists actually believe in a conspiracy because that is more comforting. The truth of the world is that it is chaotic. The truth is, that it is not the Jewish banking conspiracy or the grey aliens or the 12 foot reptiloids from another dimension that are in control. The truth is more frightening, nobody is in control. The world is rudderless.
— Alan Moore
‘Sen’ Beni Göremezsin
bir gün bir gün bir Musa
dağa da çıkmış kimse yok
açmış bakmış içini
göster demiş göreyim
bir gün bir gün bir Musa
dağa da bakmış dağ yok
açmış bakmış içini
baygın düşmüş
Cumhuriyet Resepsiyonu
Uzun zamandan beri, beni ilk kez bu kadar mesut eden silsilelerin bir Cumhuriyet resepsiyonuna denk gelmesi ne kadar garip. Duyan da resepsiyonların aranan adamıyım sanacak, hayır ilk kez teşrif ettim efendim.
Genç nüfusun azlığı ilk başlarda büyük sorun teşkil etse de sonradan arkadaşların duhulü ortamı pekâlâ renklendirdi. Yolda ilk duyduğumuz cümle: “yolunuzu kaybetmiş gibi gözükmenizden bizden olduğunuzu anladım” (daha önce büyük elçinin résidence’ına gitmemiştik elbette). Résidence demişken enchanté de olduk kendisiyle tanışmaktan. Şüphesiz İstanbul ...
İhtiyarlar Balladı
onlara ün mü gelir bazı ses mi duyarlar
yumuşak bir kedere ufalır bakışları
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları
yorgun öksürükleri oturup kalkışları
yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar
her gece artık gitmek vaktidir sanırlar
geçmiş günlerinden bir destek aranırlar
uysal bir gülümseme tek sızlanışları
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları
yolculuk sabaha mı yoksa akşam üstü mü
aylardan bu ay mı günlerden acaba ne gün
yılan gibi çöreklenmiş bu boğuk kördüğümü
çözebilirsen ...
— Attilâ İlhan